CMR konvansiyonu hakkında bilgiler

CMR konvansiyonu nedir?

CMR konvansiyonu; Uluslararası karayolunda eşya taşımacılığına ilişkin olarak disiplini ve doğabilecek ihtilafların çözüm noktasını tek bir düzenleme altında toplamak ve bu suretle taşımacının sorumluluğunu ve sınırlarını belirlemek amacıyla oluşturulmuştur.

1956 yılında Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar neticesinde CMR 19/05/1956 tarihinde on devlet tarafından kabul edilerek imzalanmış ve 02/07/1961 yılında yürürlüğe girmiştir. Uluslararası karayolu taşımacılığından doğan ihtilafların çözümünü kolaylaştırmak amacıyla birden fazla ülke sözleşmeye taraf olmuştur.

CMR konvansiyonuna Türkiye Cumhuriyeti ne zaman taraf olmuştur?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)” Konvansiyonuna katılması, 07.12.1993 tarihli ve 3939 sayılı Kanunla uygun bulunmuş olup 04.01.1995 tarihinde 22161 sayısı ile Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi  gereği CMR konvansiyonu kanun hükmündedir.

CMR konvansiyonu (anlaşması) her ülkede geçerli midir?

Anlaşmanın geçerli sayılabilmesi için taraflardan birisinin CMR anlaşmasını kabul eden ülkelerinden birisi olması şartı aranmaktadır. Tarafların Birleşmiş Milletler üyeliğine bakılmaksızın anlaşmanın yükümlülükleri geçerli kabul edilir. Bu ülkelerin listesi;

*Arnavutluk, *Ermenistan, *Avusturya, *Azerbaycan, *Belarus, *Belçika, *Bosna Hersek, *Bulgaristan, *Hırvatistan, *Kıbrıs, *Çekya *Danimarka, *Estonya, *Finlandiya, *Fransa, *Gürcistan, *Almanya, *Yunanistan, *Macaristan, *İran, *İrlanda, *İtalya, *Ürdün, *Kazakistan, *Kırgızistan, *Letonya, *Litvanya, *Lübnan, *Lüxemburg, *Malta, *Mongolya, *Karadağ, *Fas, *Hollanda, *Norveç, *Polonya, *Portekiz, *Moldova, *Romanya, *Rusya Federasyonu, *Sırbistan, *Slovakya, *Slovenya, *İspanya, *İsveç, *İsviçre, *Suriye, *Suudi Arabistan, *Tacikistan, *Makedonya, *Tunus, *Türkiye, *Türkmenistan, *Ukrayna, *İngiltere, *Özbekistan.

Söz konusu ülke sayısı yeni taraf olan ülkelerle artmaktadır.

CMR konvansiyonu bir sigorta mıdır?

CMR Konvansiyonu bir sigorta değildir. CMR her ne kadar taşıma sırasında mal ve zararı korumaya yönelik gibi görünse de bir sigorta değil; uluslararası ticari mal taşımacılığı güvenliğini sağlayan, Birleşmiş Milletlerin sorumluluğu ve gözetiminde yürütülen bir anlaşmadır. CMR sigortası adı altında bir sigorta türü de mevcut olup bu sigorta türü için Arkas Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş ile irtibat kurabilirsiniz.

CMR belgesi (Uluslararası taşıma senedi) nedir?

CMR anlaşması gereği uluslararası geçerliliği olan, yapılması genellikle zorunlu olan malların belirtilen şartlarda taşınmak üzere, iyi durumda teslim alındığını ve taşıma sözleşmesinin yapıldığını gösteren hukuki bir delildir. CMR belgesi statüsü gereği asli delil vasfında olan önemli bir belgedir. Bu yüzden bu belgenin ilerleyen her hangi bir süreçte doğabilecek ihtilaflarda kullanılmak üzere saklanması önem arz etmektedir.

Bu belge gönderenin namına, adına ve sevk makbuzu olarak düzenlenir. Üç nüshadan oluşan bu nüshalar gönderen ve taşıyıcı firma imza yetkilisi tarafından imzalanır. Senedin düzenlendiği ülke hukukuna göre imzalar matbu olabilir ya da imzaların yerine gönderenin ya da taşıyıcının mühürleri basılabilir.

  • Birinci nüshası gönderene verilir. (Malın ihracatı için)
  • İkinci nüshası mallar ile birlikte gider.
  • Üçüncü nüshası ise taşıma firmasında kalır. (Taşıyıcıda kalmak için)

Taşıyıcı ve malı gönderen taraflar arasında imzalanan navlun komisyoncusu veya şirket tarafından alıcının adına düzenlenen bir belgedir.

CMR belgesi (Uluslararası taşıma senedi) kıymetli evrak niteliğinde midir?

Kıymetli evrak niteliğinde değildir ve ciro kabiliyetleri yoktur. Ancak CMR sözleşmesinde malın mülkiyetini gösteren (kıymetli evrak hükmünde) belge düzenlenmesi yalnızca CMR'a taraf ülkeler sınırları içinde olması hâlinde izin verilir. Uygulamada CMR sözleşmesine taraf olan ülkeler arasında malı teslim eden ve dolayısıyla kıymetli evrak hükmünde kabul edilen CMR sözleşmeleri düzenlenebilmektedir.

CMR belgesinde (Uluslararası taşıma senedi) hangi bilgiler yer almalıdır?
  • İhracatçı firma adı
  • İhracatçı firma adresi
  • İthalatçı firma adı
  • İthalatçı firma adresi
  • Malın teslim edileceği yer
  • Yükleme yeri
  • Yükleme tarihi
  • Mal cinsi
  • Ambalaj cinsi ve adedi
  • Brüt kilo
  • Teslim şekli
CMR belgesi (Uluslararası taşıma senedi) düzenlenirken taşıyıcının dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?

Taşıyıcı, malları devralacağı zaman CMR anlaşmasının içerisinde belirtilenin dışında veya beyan edilenin dışında eksik mal, hatalı mal, iyi ambalajlanmamış mal, malların hasarlı olması gibi durumlarla karşı karşıya kalması halinde bu durumu taşıma belgesine açık bir şekilde şerh etmelidir. Ayrıca mallar hakkında açıkça şüphe verici herşeyi belirtmesi gerekmektedir. Ancak taşıyıcı bu tür çekincelerini belirtmez ise, aksi açıkça ispat edilene kadar, koli sayısının doğru beyan edildiği ve malların uygun göründüğü varsayılacaktır.

Taşıyıcının CMR kapsamındaki yükümlülükleri nelerdir?

Taşıyıcı, malları devraldığı tarih ile teslim ettiği tarih arasındaki sürede malların kaybı, zarar görmesi ya da gecikmesinden sorumludur. Ayrıca genel olarak hizmetlilerinin, acentelerinin ve taşeronlarının eylemlerinden de sorumludur. Mallarla alakalı olarak meydana gelen bir zarar, kayıp ya da gecikme nedeniyle taşıyıcıdan alacak talebinde bulunanlar, bu zarar, kayıp ya da gecikmenin taşıma esnasında gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür. Yasal açıdan, taşıyıcının, bu tür sonuçları önlemesinin mümkün olmadığını kanıtlamadığı sürece, olaydan sorumlu olduğu varsayılmaktadır. Ancak kanıtlandıkları takdirde taşıyıcıya yönelik bir alacak talebine karşı savunma sağlayan bazı istisnai riskler de bulunmaktadır. Bunlar :

1.Haksız fiil ya da hak talep edenin (davacının) ihmali;

2.Taşıyıcının kendi haksız fiili ya da ihmalinin sonucu olmadan davacının verdiği talimatlar;

3.Malların niteliği gereği doğan kusur;

4. Taşıyıcının kaçınamayacağı durumlar ve engelleyemediği durumlar.

*Eğer taşıyıcı kayıp ya da hasarın aşağıda belirtilen durumlardan biri nedeniyle meydana geldiğini kabul ettirirse, ihracatçı ya da ithalatçı aksini ispat etmedikçe bu şekilde olduğu varsayılacaktır:

1.Açık, örtülmemiş araçların kullanılması (eğer bunların kullanımı açıkça kabul edilmiş ve taşıma belgesinde belirtiliyor ise );

2.  Ambalajın olmaması ya da kusurlu olması;

3. Malların ihracatçı, ithalatçı ya da bunların acenteleri tarafından elleçlenmesi, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması;

4. Bazı malların niteliği dolayısıyla kırılma, paslanma, dökülme, normal fire verme ya da güve veya haşereler nedeniyle zarar görmeye yatkın olmaları (ancak bu savunma araçların ısı kontrollü faaliyetler için özel donanımlı olmaları halinde kullanılamaz) ;

5.  Kolilerin üzerindeki işaret ve sayıların yetersiz ya da eksik olması;

6. Canlı hayvan taşımaları (taşıyıcının tüm normal tedbirleri aldığını ve kendisine verilen tüm özel talimatlara uyduğunu kanıtlaması koşuluyla).

CMR anlaşmasına göre taşıma esnasında malların sorumluluğu kime aittir?

Taşıma esnasında malların tüm sorumluğu taşıyıcı firmaya aittir. CMR Anlaşması’na göre, taşıyıcı taşıma sırasında ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerden sorumludur. Taşıyıcı ile gönderici arasında bir sözleşme yapılmış sayılır ve tarafların sorumlulukları sözleşmeye konularak gelenekselleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Malların eksik veya belirtilen akdedilen zamanın ötesinde teslim edilmesi durumunda firmanın tazminat ödemesi gerekmektedir.

“Tehlikeli eşya” kavramı nedir? Taşıyıcı tehlikeli eşya ile karşılaşması durumunda ne yapmalıdır?

Tehlikeli eşyanın ne anlama geldiği, gerek CMR’de gerekse TTK’da tanımlanmamıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 148’inci maddesinde ise tehlikeli eşya; fiziksel ve kimyasal yapı ve nitelikleri bakımından patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, yakıcı, kendi kendine veya kolayca ateş alıcı, zehirli ve radyoaktif maddeler ile bunların benzeri maddeler olarak sayılmıştır. İhracatçının taşıyıcıya malların taşınması ile ilgili tehlikelerin niteliği ve alınacak tedbirler hakkında kesin bilgi vermesi gerekmektedir. Bu bilgiler CMR belgesinde gösterilmelidir. Bu belgede ayrıca malların genel kabul görmüş açıklamasının da yer alması gerekmektedir. Şayet ihracatçı, taşıyıcıya malların tehlikeli olma özelliğinden haberdar etmez ise, taşıyıcı bu malları hiçbir sorumluluk almadan boşaltabilir, imha edebilir ya da zararsız hale getirebilir ve bu durumda, malların taşınması ile ortaya çıkabilecek tüm kayıp, hasar ya da masraftan sorumlu hale gelir.

Tehlikeli eşyanın ne anlama geldiği, gerek CMR’de gerekse TTK’da tanımlanmamıştır. Karayolları Yönetmeliğinin 148. Maddesinde ise tehlikeli eşya; fiziksel ve kimyasal yapı ve nitelikleri bakımından patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, yakıcı, kendi kendine veya kolayca ateş alıcı, zehirli ve radyoaktif maddeler ile bunların benzeri maddeler olarak sayılmıştır.

İhracatçının taşıyıcıya malların taşınması ile ilgili tehlikelerin niteliği ve alınacak tedbirler hakkında kesin bilgi vermesi gerekmektedir. Bu bilgiler CMR notunda gösterilmelidir. Bu notta ayrıca malların genel kabul görmüş açıklamasının da yer alması gerekmektedir. Şayet ihracatçı, taşıyıcıyı malların tehlikeli olma özelliğinden haberdar etmez ise, taşıyıcıyı bu malları hiçbir sorumluluk almadan boşaltabilir, imha edebilir ya da zararsız hale getirebilir ve bu durumda, malların taşınması ile ortaya çıkabilecek tüm kayıp, hasar ya da masraftan sorumlu hale gelir.

Gönderenin taşıyıcıyı tehlikeli eşya hakkında bilgilendirilmemesinin sonuçları CMR m.22/II’de düzenlenmiştir. Hükme göre; eşyanın tehlikeli nitelikte olduğunu bilmeyen taşıyıcı, tehlikeli eşyayı hiçbir tazminat ödemekle yükümlü olmaksızın herhangi bir zamanda ve yerde boşaltabilir, imha edebilir veya zararsız hale getirebilir. Ayrıca gönderen, bu eşyanın taşınmak için teslim alınmasından veya taşınmasından kaynaklanan tüm masraf ve zararlardan da sorumlu olacaktır.

Taşıyıcı tehlikeli eşya konusunda uyarılmayıp eşyayı taşırsa ve hasar, ziya veya gecikme meydana gelirse taşıyıcı CMR m.17/II’ye dayanakar, hasar, ziya veya gecikmenin gönderenin kusurundan ve ihmalinden kaynaklandığını veya gönderenin talimatı dolayısıyla oluştuğunu ileri sürebilir. Taşıyıcı, tehlikeli eşya konusunda uyarılmış ve bu husus taşıma senedine dercedilmişse ve taşıyıcı tehlikeli eşyayı taşımayı kabul etmişs, artık ortaya çıkacak riskleri kabul etmiş sayılacağından CMR m.22’de öngörülen haklardan yararlanamayacaktır. Bununla birlikte hatalı ambalajlama gibi, taşıyıcının diğer eşyalar için ileri sürebileceği savunmaları ileri sürebilir.

CMR kapsamında ödenecek tazminat nasıl belirlenir?

Tazminat, malların taşıma için kabul edildiği tarih ve yerdeki bedeli ile bağlantılı olarak hesaplanmakta olup; bedel ya eşyanın fiyatı ya da piyasa fiyatına dayandırılmaktadır. Bu tür bir fiyatın olmadığı durumlarda benzer malların normal bedeli temel alınır.

CMR Konvansiyonu kapsamında taşıyıcının sorumluluk sınırı brüt kg. başına 8.33 SDR (Special Drawing Rights- 5 Temmuz 1978 tarihinde imzalanan protokolle, ilk sözleşmede kabul edilmiş olan 25 Germinal frank, 8.33 SDR’ye çevrilmiş ve bu birim Batı Avrupa ülkelerinin çoğundan kabul görmüştür.) olarak belirlenmiştir. 18.04.2018 itibariyle: 1 SDR = 1,45590$ = 5,9694TL x 8,33 SDR = 49,725 TL (50 TL)

Kayıp ya da hasar tazminatına ek olarak, taşıma ücretleri, gümrük vergileri ve transit taşıma bağlamında üstlenilen diğer ücretler tam kayıp durumlarında tam olarak, kısmi kayıp durumlarında ise belli bir orana göre geri ödenmektedir.

İhracatçı ya da ithalatçının gecikme nedeniyle kayba uğradığını kanıtlaması halinde, taşıma ücretlerini geçmeyen bir tutar karşılanabilir.

İhracatçının bedel bildirimi yapması halinde Konvansiyon kapsamında daha yüksek miktarda tazminat alması mümkün olabilir ancak taşıyıcının daha yüksek bir navlun ücreti talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu bildirimin taşıma belgesinde gösterilmesi gerekmektedir.

Ayrıca teslimatta özel bir faiz beyan edilmesi mümkündür ( malların kararlaştırılan şekilde varış yerinde bulunmaması halinde ortaya çıkan kayıpların telafi edilmesi için) ancak yine, taşıyıcının daha yüksek ücret talep etme hakkı vardır.

Kararlaştırılan zaman limitinin sonra ermesini izleyen 30 gün içinde veya kararlaştırılan zaman   limiti yoksa,   taşımacının yükü  almasından sonra   60  gün içinde yükün  teslim edilmemiş olması,   bunların kaybolduğuna kesin kanıt oluşturup ve bunun üzerine hak sahibi yükü kaybolmuş varsayacak ve tazminat talep edebilecektir.

Her ne kadar yukarıda belirtilen sınırlar hem sözleşme kapsamındaki alacak talepleri hem de haksız fiil kapsamındaki alacak talepleri için geçerli olsa da, taşıyıcının kaybı kasıtlı kötü davranıştan kaynaklanması halinde CMR savunmaları ve yükümlülük sınırlarından faydalanma hakkını kaybeder.

Örneğin; bu konuda açılmış bir davada AB sürüş süreleri kurallarının öngördüğü sınırları aşırı derecede aşan bir sürücünün sebep olduğu bir kaza kasıtlı kötü davranış olarak kabul edilmiştir.