Lojistik sektörüne ilişkin yargıtay kararları

Nakliye hizmeti doğası gereği riskli bir ticaret alanıdır. Taşıyıcının sermayesi taşımayı yaptığı aracıdır ancak bazen aracın değerinin kat be kat üstünde olan yükleri taşıyabilmektedir Nakliye işinin niteliğine göre ülkeler arasında yapılmakta olduğundan bu sınırlamaların her bir ülkede farklılık oluşturması alıcı ve satıcılara karşı taşıyıcının sorumluluğunu sürekli belirsiz kılacağından benzerleri hava, deniz hatta tren ve kombine taşıma dediğimiz birden çok vasıta ile yapılan taşımalarda da görüleceği üzere devletler bir araya gelerek ortak bir yasa olan CMR Konvansiyonu’nu oluşturmuşlardır.

Ülkemiz ise hazırlanan CMR Konvansiyonu’na 07.12.1993 tarihinde protokolleri imzalayarak katılma iradesini ortaya koymuş 31.10.1995 tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de yayınlanarak Anayasanın açık hükmü gereği iç hukuk kaynağı haline gelmiştir.

Bugün Türk Hukuk Sisteminin ayrılmaz bir parçası olan CMR Konvansiyonu yeni Türk Ticaret Kanunu ile de yurtiçi taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin hükümlerde ilham kaynağı olmuş ve yurtiçi taşıma yapanlara uygulanacak hukuka ilişkin de aşağıda verilen kararlar doğal olarak bundan sonra da  kaynak olacaktır.

1993 yılından sonra mahkemeler ve yetersiz bilirkişilerin yanlış kararları her defasında temyiz edilmiş ve aradan geçen yıllardan sonra CMR Konvansiyonu ve CMR Sigortaları hakkında Yargıtay yüzlerce karar vererek sınırlı bir metin olan Konvansiyonu Türkiye şartları içerisinde içtihat hukuku ile geliştirmiştir.

Uygulamada ortaya çıkan sorunları düşünür isek Konvansiyon oldukça sade ve kısa bir metindir bu sebeple Yargıtay’ın içtihatları hep yol gösterici olmuştur.

Ülkemizde yer alan üniversitelerde bu alanda bir çok tez yayımlanmış ,  ulusal nitelikte sempozyumlar düzenlenmiş, akademik çalışmalar yapılarak çeşitli yayınlar yapılmıştır.

Ülkemizde CMR Konvansiyonu ve CMR Sigortaları günden güne gelişerek Türk Hukukunda ve sorumluluk sigortaları ile Sigorta sektöründe uzun yıllara dayanan birikimler ile kendine yer bulmuştur.

CMR denilince çoğu taşıyıcı tarafından benimsenen CMR Sigortası’da geçmişten beri yaygınlaştığından poliçeler bu çerçevede durağan halde olmamakta yaşayan poliçeler olarak ve sürekli gelişen sorumluluk hukuku çerçevesinde Yargıtay Kararlarına da konu olmaktadır.

Somut olaylar üzerinden Yargıtay Kararları Işığında Cmr Konvansiyonu Çerçevesinde Taşıyıcının Sorumluluğunun ve CMR Sigortasının İncelemelerine aşağıda yer verilecektir.

-1-

Taşıma sözleşmesi kapsamında ithal edilen emtiayı taşıyan tırın yurtiçinde tır parkuruna park etmesi ve aynı tır parkurunda alev alan başka bir araçtan etkilenmesi sonucunda emtiaların yangın nedeniyle zayi olmasını Yüksek Mahkeme taşıyıcının sorumluluğu kapsamında değerlendirerek zararın tamamının taşıyıcıdan tahsil edilmesine karar vermiştir.  Bu karar taşıyıcının sorumluluklarının sınırlarının belirlenmesinde önem arz etmektedir. İlgili kararı aşağıda sunuludur.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas:  2013/13215
Karar: 2014/15096
Karar Tarihi: 02.10.2014

…………… Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hakimiyet alanında çıkan yangın olayında davaya konu yükün zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının öne sürdüğü kurtuluş beyyinelerinden davalının yararlanamayacak olup, rizikonun doğduğu tarihte zayi olan emtia değeri olarak hesaplanan 49.954,28 TL tutarındaki hasar tazminatını davacı sigorta şirketinin davalıdan talep edebileceği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 49.954,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.762,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.10.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

-2-

CMR Konvansiyonu’nun 17’inci, 23’inci, 25’inci maddesi gereği; Yurtdışından Türkiye’ye taşınan malların, taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucunda hasar görmesi durumunda aynı malın hasar görmemiş mislinin değeri tespit edilmeli ve hasarlı malla arasında ki değer farkı hesap edilerek sigorta poliçesi kapsamında söz konusu zararı sigortalıya ödemektedir. Sigorta firmasının sigortalıya ödediği bedele ilişkin taşıyıcıya veya kusurlu üçüncü şahısa ödediği bedeli rücu etme hakkı bulunmaktadır. Söz konusu karar taşıyıcının sorumlulukları bakımından önem arz etmektedir.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas:  2013/7743
Karar: 2013/21827
Karar Tarihi: 02.12.2013

…………… Davacı vekili, müvekkili şirkete blok taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı şirketin İsveç'de muhtelif firmalardan satın aldığı, toplam 52 kap 7.858 kg otomotiv elektrik parçası cinsi emtianın İsveç'ten Türkiye'ye taşınması işini ana nakliyeci olarak üstlendiğini, bu taşıma için davalı xxxxxxxxxx Ltd. Şti ile anlaştığını, söz konusu emtiaların davalı sorumluluğu altında nakliyesi yapılmak üzere sürücü İbrahim Fındık'ın sevk ve idaresindeki aracın trafik kazasına karıştığını, sigortalı emtialarda ağır hasarlar oluştuğunu, 11/01/2011 tarihinde 19.918.99 Euro olan zararın tamamının sigortalı şirkete ödendiğini ileri sürerek 19.918,99 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, meydana gelen kazada davalı şirket sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kaza tutanaklarında da davalının kusurlu olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı tarafça yapılan taşımada emtiaların trafik kazası neticesinde zarar gördüğü, taşıyan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının sigortalısına zarar bedelini ödediği. TTK 1301. maddesi uyarınca sigortalısının yerine geçerek rücuen tazminat talep edebileceği, mallarda meydana 18.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.000,00 TL'nin tarihinden işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

-3-

İtalya’dan ithal edilen makineler Erenköy Gümrük Müdürlüğü’nden geçirilerek Türkiye sınırlarına getirilmiş ve taşıyıcının deposunda 1 yıl süreyle bekletilmiştir. 1 yıllık süre sonunda makineler taşıtana teslim edilmiştir. Taşıtan, makinelerde meydana gelen zararın tazmini amacıyla dava açmış ve dava lehine sonuçlanmıştır. Mahkemece zararın Türkiye hudutlarında meydana geldiği gözetilerek Türk Ticaret Kanunu kapsamında karar verilmişse de taşımanın başlangıcı esas alınarak taşımanın bir bütün olarak değerlendirilmesi ve CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği nedeniyle Yüksek Mahkeme yerel mahkeme kararını bozmuştur. Taşımanın niteliğine göre çıkan ihtilaflara uygulanabilecek çözüm yolları da değişmektedir.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas:  2009/13531
Karar: 2011/8900
Karar Tarihi: 14.07.2011

…….. Dava, davalılar tarafından yurt dışından taşınan, depolanan, muhafaza edilen makine ve aksamlarda oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu emtia hasarının yurtiçi nakliyeden kaynaklanan muhataralara bağlı olabileceği ve CMR sözleşmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği kabul edilmiş ise de davacı, İtalya'dan Türkiye'ye ithal edilen makine ve aksamların davalı xxxxxxxxxxx. Ltd. Şti. tarafından yurtdışından taşınıp Samandıra'daki deposunda muhafaza edildikten yaklaşık bir yıl sonra muhtelif tarihlerde anılan davalı şirket tarafından Gebze Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrika binasına taşındığını, davalının deposunda kalan ve taşıması davalı tarafından yapılan makine ve aksamların fabrikaya getirildiğinde malzemelerde kırılma ve ezilmelerin olduğunun gözlemlendiğini ve hasarlanan malzemelerin davalıların taşıma ve depolamasını yaptıkları malzeme olduğunu ileri sürmektedir. Dosyaya ibraz edilen 28.06.2000 ve 22.12.1999 tarihli Uluslararası Hamule Senetlerinde taşıyıcı xxxxxxxxx Ltd. Şti.'nin alıcısı xxxxxxxx A.Ş. olan malzemeleri İtalya'dan teslim alarak, Gebze Organize Sanayi Bölgesi'ne teslim edileceği hususları yazılıdır. Yurtdışından taşınan malzemeler Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ndeki işlemler tamamlandıktan ve davalının deposunda yaklaşık bir yıl muhafaza edildikten sonra yine davalı şirket tarafından davacının Gebze Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikasına taşınmıştır. Bu husus taraflar arasında çekişmesizdir. Bu itibarla taşımanın CMR Konvansiyonu çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taşıma bölünerek hasarın yurtdışı taşımasında oluşmayıp yurtiçi taşıması sırasında oluştuğu ve buna dair hasarın da dava dışı sigorta şirketi tarafından ödendiği gerekçesiyle TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uyarınca yapılan değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

-4-

Emtiada meydana gelen hasarın ne zaman gerçekleştiğinin tespiti zarardan kimin hangi oranda sorumlu olduğunun belirlenmesi bakımından önem arz etmektedir. İstifleme, taşıtan tarafından yapılacaksa taşıyıcı veya çalışanı malları teslim anında kontrol etmeli ve tespit ettikleri bir hasar, noksanlık var ise bunu taşıma senedine yazarak taşıtana bu durumu bildirmelidir.  Aksi takdirde malın teslimi anında kusursuz olduğu varsayılarak bütün zarardan taşıyıcı sorumlu olacaktır.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas:  2008/8919
Karar: 2010/96
Karar Tarihi: 11.01.2010

………. Oysa uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de aynı Konvansiyonun 17/4-b. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak ambalajın hatalı olması veya yükleme ve boşaltmanın hatalı yapılması hallerinde bile taşıyıcının, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere gereken her türlü tedbiri alması, anılan işlemlere nezaret etmesi, varsa hatalı ambalaja, yüklemeye ve boşaltmaya karşı çıkması, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen davranışta bulunması ve durumu gönderene veya alıcıya duyurarak onu uyarması gereklidir. Dolayısıyla bu uyarının yapılmadığı hallerde zararın ambalaj, yükleme ve boşaltmadan sorumlu bulunan kimseler ile taşıyıcı arasında BK.nun 44. maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.

Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı taşıyıcının nezaret görevini tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı taşıyıcının sorumluluk durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

-5-

CMR 17/1 maddesine göre kural olarak malların teslim alındığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından  ve meydana gelebilecek zararlardan taşıyıcı sorumlu tutulmuşsa da, malların hatalı ambalajlanması veya alıcı veya bunlar adına hareket eden üçüncü kişilerce taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcı sorumlu olmamalıdır. Yüksek Mahkeme söz konusu karara konu cam taşıma işinde taşınan camın alıcı tarafından yanlış istiflendiğini ve hava koşullarının dikkate alınmadığını buna rağmen taşıyıcının yolun güzergahını gözeterek iklim koşulları konusunda istifleyenleri uyarmaması nedeniyle sorumlu olduğuna kanaat getirmiştir. Söz konusu karar Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş ve taşıyıcının sorumlu olmaması gerektiği yönünde karara bağlanmıştır.

T.C. YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
Esas:  2012/11-68
Karar: 2012/244
Karar Tarihi: 28.03.2012

…………. Davalı sigortalı taşıma şirketi ile davalı sigorta şirketi arasında <Taşıyıcının Mesuliyeti CMR Sigorta Poliçesi> gereğince, 1.1.2003 - 1.1.2004 tarihleri arasında hususi şartlar ve ilişik CMR Umumi hükümleri ile Eşyaların Karayolundan Ülkelerarası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi hükümleri gereğince akdedilmiş olan sigorta poliçesi ile sigortalının Türkiye’den eski SSCB ülkelerine ve bu ülkelerden Türkiye’ye yapacağı taşımaların temin edileceği kararlaştırılmış olup; poliçeye ekli CMR Umumi Hükümleri’nin 3/v.maddesi gereği <Nakil aracının brandasının yırtık ve delik olması ve/veya su geçirmezlik niteliğini kaybetmesinden dolayı taşınan emtiada meydana gelebilecek ıslanma hasarlarına dair talepler, emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının sebep olduğu ziya ve hasarlar ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler, sahte plaka, motor, şasi numaralı araçlarla yapılan taşımalarda meydana gelen her türlü hasarlara ait talepler sigorta teminatı dışındadır.> hükmü taraflar arasında kabul edilmiştir.

Sigortalı ve sigorta şirketinin sorumlulukları farklı hukuki düzenlemelere tabi olup, sigorta şirketi tarafından yanlış istiflenme sebebiyle oluşan hasarlar sigorta poliçesine eklenen CMR Umumi Hükümleri’nin 3/v. maddesi gereği teminat dışı bırakılmıştır. Hasar tespit tutanağına, bilirkişi kurulunun asıl ve ek raporu ile sigorta ekspertiz raporuna göre, cam emtiasında meydana gelen hasarın nedeninin, malların yüklemesi, istiflenmesi ve ambalajlanmasında taşımanın ve yol koşullarının dikkate alınmaması olduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda hatalı istifleme sonucu meydana gelen hasar bedeli taşıyıcının CMR sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden talep edilemez.

O halde, direnme kararı yukarda açıklanan değişik gerekçelerle sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olup; onanması gerekir.

Sonuç: Davacı vekilinin davalı taşıyıcı xxxxx Nakliyat A.Ş’nin sorumluluğu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda (1.) bentte gösterilen değişik nedenlerden dolayı BOZULMASINA,